Narsisizm ile ilgili sosyal medyada yayınlanan içerikler hakkında

Narsistik kişilik uyumsuzlukları yaşayan insanlar hakkında meslektaşlarım sosyal medyada oldukça dışlayıcı, damgalayıcı ifadeler kullanmaktalar. “Narsistik bireyden nasıl korunursunuz?” “Narsistik birinin canını nasıl yakarsınız ve nasıl alt edersiniz” “Narsistlerin kullandığı zehirli cümleler” “Narsistler bunlardan çok korkarlar” gibi sayamayacağım onlarca başlık… Genellikle yaşanan sorunda bir Kurban tanımlanmış, Kurban’ın gözünden Kurban’a anlatmışlar. Mağdur olana gösterilen empati ile video içerikleri popüler ve ilgi çekici bir hale gelmiş.
.
Sorun şu ki danışanlarımla yaşadığı sıkıntılar üzerine konuşurken yaşadığı sıkıntıyı daha iyi anlamak için kendilerince araştırmalar yapıyorlar dolayısıyla narsisizmden muzdarip biri bu videolarla karşılaşıyor. İşte tüm sorun burda başlıyor. Bunu anlatabilmek için önce narsisizmi basitçe tanıtmam gerekecek.
.
Hepimiz başımıza gelenlerle birlikte yaşamda kalmaya çalışıyoruz ve bunun uğruna farklı yollar geliştiriyoruz. Narsistik kişilik uyumsuzlukları belirli çocukluk travmalarının, yanlış anne baba tutumlarının, mizacın, sosyal anlamda ortaya çıkan travmaların karışımına karşı geliştirilmiş bir HAYATTA KALMA ÇABASININ ürünüdür. Yaşam olayları nedeniyle sevgi, saygı, güven, adalet, sabır, yeterli sınırlar, özgürlük gibi duygusal ihtiyaçları yeterli ve dengeli karşılanamaz ve kişi yaşama tutunabilmek için mizacının ve deneyimlerinin gösterdiği yol ile savunma mekanizmalarını devreye sokar. Bunlar ileriki yaşlarında sosyal, duygusal ve mesleki yaşamında uyumsuzluklar yaratır; dolayısıyla bu uyumsuzluklardan etkilenen taraflar olur. Ancak psikologların afaroz eder gibi konuşmaları zaten çocuklukta deneyimlenen dışlanma, kusurluluk, sevilmeme gibi yaraları daha da derinleştirmektedir. Sonucunda gördüm ki danışanlarım umutsuzluk, dışlanmışlık gibi inançlarla terapi sürecine olan motivasyonlarını yitirmiş şekilde görüşmeye geliyorlar. Buna meslektaşlarımın video ve yazılarının neden olması beni gerçekten rahatsız etti.
.
Bir ilişki daima kendi kimyasını oluşturur. Nasıl ki bağımlı bir kişilikte olan biriyle ilişkinin belirli zorlukları olacaksa (yapışma, alınganlık gibi) narsisizmde de belirli zorluklar vardır. İlişki kimyası çift yönlüdür. İki kişinin kişilik yapıları etkileşime girer. Bağımlı bir ilişkide yapışan ve yapışılan var ise yapışılan kişinin buna ne reaksiyon vereceği de yapışılan kişinin kişilik yapısıyla ilintilidir. Biri yapışmayı doğrudan reddebilir veya bir başkası yapışmaya uyum sağlayabilir. Buna kimya deriz.
.
Evet, sonuç olarak; NARSİSTİK SAVUNMA YOLLARINI KULLANAN biriyle ilişki yürütmek oldukça zordur, BÖYLESİ İLİŞKİDEN HER İKİSİ DE SONUNDA BİR BEDEL ÖDEYEREK ÇIKAR. Benim sitemim bu çiftlere değil, yaşanan bu zorluğu damgalayıcı biçimde aktaran meslektaşlarıma… Bu meseleyi yukarıda belirttiğim sloglanlarla paylaşmak yerine, bilimsel bir dille anlatmak yerinde olurdu. Paylaşımlarda doğrudan KURBAN’a seslenmenin nedeni, narsisizm yaşayan birinin yaşadığı sıkıntının farkında olmadığı veya kabul etmeyeceği varsayılmış olabilir (“Narsistle Ateşkes” kitabında olduğu gibi) veya bir farkındalık yaratmaya çalışılıyor olabilir ancak bu durum damgalayıcı ifadeleri kullanma hakkını vermez. Kullandığımız dil Kurban’ın ne kadar da mağdur olduğu, suçlunun ise ne kadar kötü olduğu fikrini vermekten veya bunu sezdirmekten uzak olmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir